14 Mayıs 2011 Cumartesi

Les amours imaginaires (2010)

Bu hafta vizyona giren "Hayali Aşklar"ı birkaç ay önceki Ankara Film Festivali'nde izleyip, beğenmiş biri olarak ancak şimdi bahsetmek aklıma geldi ya,buna da şaşırıyorum.Kabul ediyorum,festival programında görünce tek amacım gidip Xavier Dolan meselesini görmek ve çözmekti.Öyle ya 89lu bu Kanadalı'nın benim mühendislik eğitimiyle boğuştuğum yaşta ilk uzun metrajlısını çekmiş olması fazlasıyla haset malzemesiydi benim için.
Durmadım,ne olacağından habersiz (-neyle ilgili bu gideceğimiz film? -bir kızla oğlan var arkadaşlar.sonra bir oğlan daha geliyor,ikisi de ona aşık oluyor,öyle. -ha,tamam.) bir arkadaşımla birlikte Batı Sineması'nın buram buram sinema kokan yer dibi salonuna koştum.Salonun ortasındaki projeksiyondan yansıyan görüntüleri en önden boynumuz tutularak da olsa izledik ve o bir buçuk saat bizim için,değişik ama beğendiğimiz bir deneyim oldu.Yer yer korkutucu bir sivrilikte geldi ama kesinlikle beğendiğimiz bir deneyim oldu.Üstüne bizimle aynı fikirlerde ve anlayışta bir salon dolusu insanla bol bol gülerek ve eğlenerek izlemenin hoşluğu da eklenince,eminim ki Dolan'ın da bizden umduğunu yerine getirmiş olduk.
Ayrıca festival bahanesine vizyonda 8 tl vereceğim mis gibi bir filmi 2,5 tl'ye izlemiş olmanın haklı gururu içindeyim,mesudum.
Filmin pek beğendiğimiz ve eğlendiğimiz iki sahnesinden biri (ki bu şarkının belleğe yapışmaması mümkün müdür?):


Bu da kopulan sahnedir,arz ederim:


Yeriz biz seni Louis Garrel :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder