21 Mayıs 2011 Cumartesi

BOBBY (2006)

Sabit Uyarı: Bu ibarenin olduğu her bir film anlatısı-incelemesi,önceki senelere aitti.O yüzden "yok spoiler dı,yok efendime söyleyim film kritiğiydi başıydı sonuydu", yer alabilir, içinde geçebilir, birşeyler olabilir. Ben anlamam, demedi demeyin.


"Ben başkanlığa sadece birilerine rakip olmak için değil, yeni politikalar önermek için aday oluyorum. Aday oluyorum çünkü inanıyorum ki bu ülke çok tehlikeli bir yoldadır. Ve benim yapılması gerekenler konusunda çok güçlü duygularım var. Bu yüzden kendimi elimden gelen her şeyi yapmak zorunda hissediyorum."
Bobby'nin açılışında 1968 yılına ait bir televizyon ekranı görüntüsünden böyle sesleniyor Amerika Birleşik Devletleri başkan adayı Robert Francis "Bobby" Kennedy. Evet yıl 1968, Amerika Vietnam'da, Martin Luther King Jr. suikasta kurban gitmiş, Güney ve Orta Amerika'nın fakir halkları taşı toprağı altın Amerika'ya kaçak olarak akın etmiş, gençler sokaklarda ve tüm dünyada yeni bir çağın nefesi hissediliyor. Ve RFK, yeni Amerika'nın aydınlık umudu olarak başkanlık koltuğuna emin adımlarla yürüyorken Los Angeles'taki Ambassador Hotel'de kutlama konuşması yapmak üzere duruyor.
Bobby tam da 5 Haziran 1968 günü erken saatlerde Ambassador Hotel içinde ve çevresindeki gerek gerçek gerekse hayali karakterleri aracılığıyla başladığı hikayesine, saatler geceyarısını biraz geçerken meydana gelen RFK suikastıyla son veriyor. Emilio Estevez senelerce uğraşıp, didinip hazırladığı senaryosunu başarılı bir şekilde nihayetine erdirmiş, hem de birbirinden ünlü ve yetenekli oyuncuların oluşturduğu rengarenk puzzle'la. Her bir yanda yaşamış - veya yaşaması muhtemel- insanların, o bilindik güne paralel hayatlarını, tepkilerini, kendilerine has hikayelerini herkesin bildiği ama gene de bir kere daha bangır bangır ekrandan dinlenmesinin zarar etmeyeceği mesajlarla örülü halde izliyoruz. Kennedy rolünde kendisi var, o yıllardaki görüntüleri ve ses kayıtları kullanılmış. Bir de tabi arada arkadan, yandan, gölgesini falan gördüğümüz bir oyuncu da var ama geneli itibariyle Kennedy ordaymış hissi verme amacında.
Filmin en kayda değer hikaye parçası, bana göre, otelin mutfağında Laurence Fishburne, Jacob Vargas ve Freddy Rodriguez arasında geçen Amerika'nın nasıl Amerika'yı oluşturduğuna dair olan, ciddi ve göndermesi bol mesajlar içeren kısım. "Seni bastırmaya çalışanlar o beyazlar değil Miguel. Beyazlar sadece köşeye sıkıştırılmayı sevmezler. Yola gelecekler. Sadece bunun kendi fikirleri olduğunu sanmalarını sağlamamız gerek. Büyük özgürleştiriciler olduklarını düşünmelerini sağlamalıyız. En başında özgürlüğü çalanlar kendileri değilmiş gibi." diyor siyahi mutfak şefi rolündeki Laurence Fishburne.
Ünlüler geçidimizse Lindsay Lohan, Elijah Wood,Sharan Stone, William H. Macy, Demi Moore,Anthony Hopkins,Ashton Kutcher,Christian Slater ve Shia LaBeouf gibi isimlerle devam ediyor.
Bobby, bilindik bir sonun, bilindik başlangıcını, hiç bilmediğimiz hayatlarla anlatıyor. Venedik Film Festivali'nde ödül almasının yanında kesinlikle anlatılması gereken bir hikayenin renkli bir versiyonu olarak izlenesi bir film olarak yerini almış ayrıca.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder